İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın öncülüğünde düzenlenen ve sponsorluğunu yedi yıldır Akbank’ın yürüttüğü İstanbul Film Festivali bu yıl 2-17 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek. 2010’da 150 bin seyirci sayısına ulaşan İstanbul Film Festivali’nin programı 30. yılın onuruna bu sene her zamankinden daha da zengin.
Dün akşam Pera Palace Hotel’de düzenlenen bir basın kokteyliyle açıklanan festival programında, 21 bölümde 230 film 7 sinema salonunda sinefillerle buluşacak.
Basın kokteyline, konuşmacı olarak İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ülger ve İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan festivalin 30 yıllık geçmişine dair duygularını dile getirirken, İstanbul Film Festivali’nin hem kent hem de ülke açısından önemini vurgulayan konuşmalar yaptılar. Basın kokteyli, Azize Tan’ın festival programını genel bir çerçevede açıklaması ile son buldu.
Festival Bölümleri
Sinemaseverleri iki hafta boyunca İstanbul’da buluşturacak festivalin Uluslararası ve Ulusal Altın Lale ve FACE İnsan Hakları yarışmalarının yanı sıra göze çarpan bölümleri arasında otuzuncu yılına özel retrospektif Film Gibi 30 Yıl, 12. İstanbul Bienali’nin sinema alanındaki bir ön izlemesi olan İsimsiz (Film) başlıklı bölüm, Bir Zamanlar Festivalde: SİYAD’ın Keşifleri, İSTANBUL 2010 kapsamında çekilen ve İstanbul'u anlatan belgesel seçkileri, Türk Klasikleri Yeniden yer alırken artık festivalin klasik köşeleri olan Akbank Galaları, Dünya Festivallerinden, Yıllara Meydan Okuyanlar, NTV Belgesel Kuşağı, Genç Ustalar, Mayınlı Bölge, Geceyarısı Çılgınlığı ve Anılarına bölümleri festivalin sıkı takipçilerini bekliyor olacak.
Biletler ve Salonlar
İstanbul Film Festivali’nin büyük heyecanla beklenen biletleri 19 Mart Cumartesi günü satışa çıkacak ve Beyoğlu’nda Atlas ve Beyoğlu, Kadıköy’de Rexx sinemalarında açılacak gişelerden satın alınabilecek. İnternet üzerindense Biletix kanalları hizmet vermeye devam edecek.
Bilet fiyatları ise tam 12 TL, öğrenci ile 65 yaş ve üstü içinse 8 TL olarak belirlenirken bu sene de hafta içi gündüz seansları 4 TL; Akbank Galaları ise 15 TL’den satışta olacak.
2011'de 30. yaşın şerefine, 19 Mart-1 Nisan arasında 30 ve üzerinde bilet satın alacak sinemaseverler için %10 özel indirim uygulanacağı da açıklanan detaylar arasında.
Lale Kart, PasoFilm! Kart ve AKBANK’ın Axess kart sahipleri ise ön satış, özel indirim gibi avantajlardan yararlanabilecek.
Festivalin gösterimleri Beyoğlu’nda Atlas, Beyoğlu AFM Fitaş 1 ve 4, Beyoğlu, Nişantaşı CityLife (City’s), Pera Müzesi sinemaları ile Kadıköy’de Rexx sineması olmak üzere toplam 7 salonda yapılacak.
Şimdiden bütün sinefillere sinema dolu bir festival diliyoruz!
10 Mart 2011
6 Mart 2011
Ülkemizde binlerce blogger'a ev sahipliği yapan blog servislerine erişim engellene dursun, kendi alanında hatrısayılır isim yapan sinema blog'larının türlerindeki "En İyiler" seçkilerine bir yenisi daha eklendi. Korku sineması dendiğinde internet üzerinde akla gelen ilk sitelerden olan korkusitesi.com geçtiğimiz hafta kendi elemeleriyle oluşturdukları Korkusitesi Korku Ödülleri 2010 listesini yayınladı.

Film, yönetmen, kadın-erkek oyuncu, uyarlama ve orijinal senaryo, müzik, görsel efekt, makyaj gibi kategorilerde 2010'nun En İyi'lerini seçen site yazarları, En iyi devam filmi, En iyi remake, En iyi Kısa Film, En iyi fantastik Türk filmi, En rahatsız edici film, En iyi dizi ve En kötü film gibi kategorileri de es geçmemiş. Tetsuya Nakashima yönetmenliğinde kotarılan Japon menşe-i ‘Kokuhaku’ (Confessions) En İyi Film ve En İyi Uyarlama Senaryo dallarında ödüllendirilirken, Darren Aronofsky şaheseri Siyah Kuğu, En iyi yönetmen de dahil olmak üzere 3 kategorinin en başarılı filmi olarak seçilmiş. Reha Erdem'in son filmi Kosmos ise En iyi fantastik Türk filmi kategorisinde göze çarpan isim.
Listenin devamını incelemek ve korku sinemasının derinliklerine dalmak için korkusitesi.com'u ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz...

Film, yönetmen, kadın-erkek oyuncu, uyarlama ve orijinal senaryo, müzik, görsel efekt, makyaj gibi kategorilerde 2010'nun En İyi'lerini seçen site yazarları, En iyi devam filmi, En iyi remake, En iyi Kısa Film, En iyi fantastik Türk filmi, En rahatsız edici film, En iyi dizi ve En kötü film gibi kategorileri de es geçmemiş. Tetsuya Nakashima yönetmenliğinde kotarılan Japon menşe-i ‘Kokuhaku’ (Confessions) En İyi Film ve En İyi Uyarlama Senaryo dallarında ödüllendirilirken, Darren Aronofsky şaheseri Siyah Kuğu, En iyi yönetmen de dahil olmak üzere 3 kategorinin en başarılı filmi olarak seçilmiş. Reha Erdem'in son filmi Kosmos ise En iyi fantastik Türk filmi kategorisinde göze çarpan isim.
Listenin devamını incelemek ve korku sinemasının derinliklerine dalmak için korkusitesi.com'u ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz...
4 Mart 2011
Hiçbir Bloguma Dokunma!
Ben 9kare.net internet sayfası altında bir kısmı iş, bir kısmı hobi için barındırdığı blogspot uzantılı bütün blogları bir gecede engellenen ve ekmeğini internetten çıkartan editör Duygu Kocabaylıoğlu olarak gerek öz geçmişimde yer alan referanslara erişimim, gerekse şahsi tuttuğum günlük yazılarıma erişimim engellendiği için, aşağıdaki metinde sözü geçen mahkeme kararını -haklı gerekçelere dayanıyor dahi olsa- uygulama hatasından dolayı Protesto Ediyorum!
Bloguma Dokunma Bildirisi
Bir ülkenin internet deneyimi ve tarihinin sansürlerle anılması çok trajikomik bir durumdur. İnternetin özü olan birey haklarının ve bireysel özgürlüklerin kısıtlanması, sosyal medya dünyasının özüne tamamen aykırıdır.
Bizler; Türkiye’nin dört bir yanından profesyonel veya amatör olarak blog tutanlar, internette günlük yaşantılarını ve birikimlerini ve deneyimlerini diğer insanlarla paylaşma hevesiyle tutuşan herkes, gelişmeleri endişe içinde izlemekteyiz.
5846’nci no’lu kanunun esnekliğinden mütevellit, 1 Mart 2011 günü, Google’a ait olan ücretsiz blog servisi Blogspot, Digiturk grubunun açmış olduğu dava sebebiyle erişime kapatılmıştır. Süper Toto Süper Lig’in yayın haklarının sahibi olan Digiturk bu davada, korsan olarak LigTV yayını yapan kişilere karşı kendi haklarını savunmak amacıyla hukuki süreç başlatmıştır. Ancak ilgili kanun gereği yasaklamaların, sitelerin adresleri ve alt-domainleri üzerinden değil; IP adresleri üzerinden yapılması sebebiyle Blogspot’a ait birçok ilişkili IP aralığı erişime kapatılmıştır. Böylelikle de binlerce blogger’ın kişisel sitesi sansür kurbanı olmuştur. Bazı bloglara bazı anlarda girilmesinin sebebi ise aynı IP üzerinde birçok blogun yer alması ve aslında her IP’nin yasaklanmamış olmasıdır.
İlgili kanunun esnekliğini ve nelere yol açtığını geçmişte birçok kez görmüşken, devlet sansüründen dolayı binlerce site yasaklanıyorken, Digiturk ve Google’dan daha duyarlı davranmalarını beklemek tüm blogger’ların hakkıdır. YouTube’daki korsan maç yayınlarını kaldırmak için yapılan özel yetki anlaşmasının bir benzerinin de Blogspot için yapılması ihtimal dışı değildir. Bugüne dek Digiturk ve Google bu konuda masaya niçin oturmamışlardır? Google kendi kullanıcılarının hakkını neden savunmamaktadır? Digiturk böyle bir topyekün sansürün yaşanacağını bile bile neden hâlâ, tek amaçları düşüncelerini diğer insanlarla paylaşmak olan bloggerları mağdur etmektedir? Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasa koyucuları, vatandaşlarının ifade özgürlüğü hakkının gasp edilmesine neden hâlâ göz yummaktadır?
Kaldı ki bu korsan yayınları yapan kişiler, teknik bilgileri yüksek olduğundan bu yasaktan etkilenmemektedir. Tam tersine bu sansür, tek amacı blog tutmak olan internet kullanıcılarını etkilemektedir.
Digiturk, Google ve Türkiye Cumhuriyeti devletini artık bu sansür ayıbına karşı duyarlı olmaya, tüm sansür karşıtı internet kullanıcılarını bu harekete katılmaya ve tüm basın mensuplarını ifade özgürlüğüne destek vermeye davet ediyoruz.
Bloguma Dokunma!
Beyazperde.com Editörü Duygu Kocabaylıoğlu
Sansür nedeniyle erişimi engellenen sitelerim:
http://www.karsilastirmaliedebiyat.com
http://www.limonluk.net
http://9kare.net
http://kahvekupasi.com
http://kitapligim.org
3 Mart 2011
Yabancı bir filmi sinema salonunda altyazısız seyretmekte zorlanırdınız, değil mi? Onlar sadece ‘kendi dillerinde’ altyazı istiyorlar. İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği’nin girişimiyle hayata geçirilen Türkçe Altyazılı Türk Filmleri Kütüphanesi, alt yazısı olmadığı için sinemada Türk filmi izleyemeyen işitme engelliler vatandaşlar için oldukça önemli bir gelişme. Geçtiğimiz gün Sabah gazetesinde verilen haber ile kurumun önemli bir girişimine daha yer verildi.
"Gerekirse yasa, yönetmelik çıkmalı. Türkçe alt yazı olmayan Türk filmlerine sinemalarda gösterim izni verilmemeli" diyen İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği Gençlik Komisyonu Başkanı Onur Cantimur 'Sessiz sinema'ya karşı yetkililerin ve konuyla doğrudan ilgili olan şahısların daha duyarlı olmasını istediklerini aktardı. Türkçe alt yazılı Türk filmleri kütüphanesi kurmak için uzun süredir çalışmaları sürdürdüklerini aktaran Cantimur, "Video montaj programlarından anlayan gönüllü bir grup projeye teknik destek veriyor. Türk filmlerine Türkçe alt yazı ekliyoruz. DVD'ye basıp bize ücretsiz veriyorlar. Biz de derneğimizdeki televizyonda seyrediyoruz. Böylece okuyarak anlayabiliyoruz" diyerek konunun önemini bir kez daha vurguladı.
Asıl olması gereken kanun düzenlemelerine de değinen komisyon başkanı Sinema Destekleme Kurulu'nun 21 Nisan 2009'da Ankara'da gerçekleştirilen toplantısında, bakanlığın 'Türkçe alt yazı' seçeneği kullanılması yönünde aldığı kararın tavsiye niteliğinde olduğu için yapımcıların filmlerine Türkçe alt yazı koymadığını belirtti: "Alt yazı basit bir çalışma. Maliyeti düşük, yapım süresi kısa. Dijital ortamda 'spotting' (yerleştirme) yapabilen bir yazılımla yapılan bu işin maliyeti, yaklaşık 90 dakikalık bir film için 5- 7 bin TL arasında. Bu alt yazının pozitif üzerine lazer baskısı ise film başı 70-90 dolar. Bu işi yapan birçok post prodüksiyon firması var."
Girişimin sosyal medya boyutunda ise facebook sitesinde kurulan "Türkçe alt yazılı film istiyoruz" grubunun 15 bin kişiye ulaşmış durumda. Türkçe Altyazılı Türk Filmleri Kütüphanesi’ne şimdiye kadar 20 adet film Türkçe alt yazı olarak kazandırıldı. Başka Dilde Aşk ve No Ofsayt filmleri sinemada Türkçe alt yazılı olarak vizyona giren filmler. DVD'si piyasaya çıkan Türkçe alt yazılı filmler ise Bana Bir Şeyhler Oluyor, Haybeden Gerçeküstü Aşk, Organize İşler ve Yahşi Batı.
Oldukça hassas olan bu konunun sadece gönüllüler değil devletin ilgili kurumları tarafından da önemsenmesini umuyoruz…
Haber kaynak: Sabah Gazetesi
"Gerekirse yasa, yönetmelik çıkmalı. Türkçe alt yazı olmayan Türk filmlerine sinemalarda gösterim izni verilmemeli" diyen İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği Gençlik Komisyonu Başkanı Onur Cantimur 'Sessiz sinema'ya karşı yetkililerin ve konuyla doğrudan ilgili olan şahısların daha duyarlı olmasını istediklerini aktardı. Türkçe alt yazılı Türk filmleri kütüphanesi kurmak için uzun süredir çalışmaları sürdürdüklerini aktaran Cantimur, "Video montaj programlarından anlayan gönüllü bir grup projeye teknik destek veriyor. Türk filmlerine Türkçe alt yazı ekliyoruz. DVD'ye basıp bize ücretsiz veriyorlar. Biz de derneğimizdeki televizyonda seyrediyoruz. Böylece okuyarak anlayabiliyoruz" diyerek konunun önemini bir kez daha vurguladı.
Asıl olması gereken kanun düzenlemelerine de değinen komisyon başkanı Sinema Destekleme Kurulu'nun 21 Nisan 2009'da Ankara'da gerçekleştirilen toplantısında, bakanlığın 'Türkçe alt yazı' seçeneği kullanılması yönünde aldığı kararın tavsiye niteliğinde olduğu için yapımcıların filmlerine Türkçe alt yazı koymadığını belirtti: "Alt yazı basit bir çalışma. Maliyeti düşük, yapım süresi kısa. Dijital ortamda 'spotting' (yerleştirme) yapabilen bir yazılımla yapılan bu işin maliyeti, yaklaşık 90 dakikalık bir film için 5- 7 bin TL arasında. Bu alt yazının pozitif üzerine lazer baskısı ise film başı 70-90 dolar. Bu işi yapan birçok post prodüksiyon firması var."
Girişimin sosyal medya boyutunda ise facebook sitesinde kurulan "Türkçe alt yazılı film istiyoruz" grubunun 15 bin kişiye ulaşmış durumda. Türkçe Altyazılı Türk Filmleri Kütüphanesi’ne şimdiye kadar 20 adet film Türkçe alt yazı olarak kazandırıldı. Başka Dilde Aşk ve No Ofsayt filmleri sinemada Türkçe alt yazılı olarak vizyona giren filmler. DVD'si piyasaya çıkan Türkçe alt yazılı filmler ise Bana Bir Şeyhler Oluyor, Haybeden Gerçeküstü Aşk, Organize İşler ve Yahşi Batı.
Oldukça hassas olan bu konunun sadece gönüllüler değil devletin ilgili kurumları tarafından da önemsenmesini umuyoruz…
Haber kaynak: Sabah Gazetesi
Arka Pencere’den 2. Altın Kestaneler Geldi.
Tük sinemasından 2010’nun ‘EN FENA’LARI
Online yayımlanan haftalık film kültürü dergisi Arka Pencere ilk kez geçtiğimiz yıl düzenlediği bir oylama ile yerli sinemamızı Altın Kestane Ödülleri’ni dağıtmış ve bu haber kamuoyunda oldukça ilgi uyandırmıştı. 2010 filmleri göz önüne alınarak yapılan bu seneki oylama ile ‘Altın Kestane’ler toplam altı kategoride ikinci kez sahiplerini buldu.
Gösterime giren 65 yerli filmi ‘en fena’ sonuçlar açısından değerlendiren 33 kişilik jüri, yönetmenliğini Hakan Şahin’in yaptığı Sultanın Sırrı’nı ‘Yılın En Fena Filmi’ olarak seçti. Hatırlatalım İstanbul 2010 Ajansı tarafından desteklenen filmin bütçesi 4 milyon liraydı...
2. Altın Kestane Ödülleri’nin tüm kategorilerdeki birincileri şöyle:
En Fena Film:
Sultanın Sırrı (Yönetmen: Hakan Şahin)
En Fena Yönetmen:
Biray Dalkıran (Cehennem 3D)
En Fena Kadın Oyuncu Performansı:
Sinem Kobal (Romantik Komedi)
En Fena Erkek Oyuncu Performansı:
Mustafa Sandal (New York’ta Beş Minare)
Alarm Zili Ödülü:
Ümit Ünal (Kaptan Feza)
Jüri Özel (Altın Çıngırak) Ödülleri:
Okan Bayülgen–Hıncal Uluç
2. Altın Kestane Ödülleri’yle ilgili diğer bütün ayrıntılar, kategorilerdeki diğer adaylar, jüriyi oluşturan sinema yazarı ve gazetecilerin listesini, 4 Mart 2011 Cuma günü sabahından itibaren Arka Pencere’nin (arkapencere.com) 71. sayısında açıklanacak…
Tük sinemasından 2010’nun ‘EN FENA’LARI
Online yayımlanan haftalık film kültürü dergisi Arka Pencere ilk kez geçtiğimiz yıl düzenlediği bir oylama ile yerli sinemamızı Altın Kestane Ödülleri’ni dağıtmış ve bu haber kamuoyunda oldukça ilgi uyandırmıştı. 2010 filmleri göz önüne alınarak yapılan bu seneki oylama ile ‘Altın Kestane’ler toplam altı kategoride ikinci kez sahiplerini buldu.
Gösterime giren 65 yerli filmi ‘en fena’ sonuçlar açısından değerlendiren 33 kişilik jüri, yönetmenliğini Hakan Şahin’in yaptığı Sultanın Sırrı’nı ‘Yılın En Fena Filmi’ olarak seçti. Hatırlatalım İstanbul 2010 Ajansı tarafından desteklenen filmin bütçesi 4 milyon liraydı...
2. Altın Kestane Ödülleri’nin tüm kategorilerdeki birincileri şöyle:
En Fena Film:
Sultanın Sırrı (Yönetmen: Hakan Şahin)
En Fena Yönetmen:
Biray Dalkıran (Cehennem 3D)
En Fena Kadın Oyuncu Performansı:
Sinem Kobal (Romantik Komedi)
En Fena Erkek Oyuncu Performansı:
Mustafa Sandal (New York’ta Beş Minare)
Alarm Zili Ödülü:
Ümit Ünal (Kaptan Feza)
Jüri Özel (Altın Çıngırak) Ödülleri:
Okan Bayülgen–Hıncal Uluç
2. Altın Kestane Ödülleri’yle ilgili diğer bütün ayrıntılar, kategorilerdeki diğer adaylar, jüriyi oluşturan sinema yazarı ve gazetecilerin listesini, 4 Mart 2011 Cuma günü sabahından itibaren Arka Pencere’nin (arkapencere.com) 71. sayısında açıklanacak…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)