5 Mart 2012
Beyazperde.com Sinema Kulübü Açılıyor!
21 Temmuz 2011
Polonyalı yönetmen Jerzy Skolimowski’nin 2010’da çektiği son filmi Ölümüne Kaçış (Essantial Killing) önce 22. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde, ardından 30. İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde sinemaseverlerle buluştu. 73 yaşındaki emektar yönetmenin yirmi ikinci filmi olan Ölümüne Kaçış’ın senaristliğini Skolimowski ile birlikte Ewa Piaskowska üstleniyor. Yurtdışındaki belli başlı sinema yazarlarından tam not alan filmin Avrupa’da Venedik, Toronto, Glasgow Film Festivali gibi, önde gelen seçkilerde de gösterildiğini anımsatalım. Uzun lafın kısası, önceki sene İstanbul Film Festivali’nde gösterilen Anna ile Dört Gece’den sonra usta elinden çıkan bir başka görsel şölen ile daha karşı karşıyayız.
Buffalo '66 (1998), Her Gün Başka Bir Bela (2001), Tetro (2009) gibi yapımlardaki performanslarıyla tanıdığımız Vincent Gallo’nun neredeyse tek başına sırtlayıp götürdüğü film, Afganistanlı bir Taliban üyesinin sorgulanmak üzere Avrupa’ya getirildiğinde yaşadığı, ölümüne bir kaçışın öyküsüne odaklanıyor. Muhammed, içinde taşındığı askeri kamyonet kaza geçirdiğinde, kendini karlarla kaplı uçsuz bucaksız bir ormanda bulur; üstelik dünyanın neresinde olduğunu dahi bilmez. Sadece sonuna kadar kaçacak ve hayatta kalacaktır; neye mal olursa olsun.
Yönetmen dil, yol, iz bilmeyen karakterini “hiçbir yerin tam ortasında” bırakarak en ilkel insani içgüdüyü, ‘hayatta kalmayı’ seyirciye sonuna kadar izletiyor. Üstelik batılı sinema seyircileri tarafından (ormandaki mücadeleleri sonrasında da) kolaylıkla ‘terörist’ olarak damgalanabilecek bir karakter Muhammed. Ama film boyunca rüya-sanrı arası yaşadığı geri dönüşler dışında Skolimowski, oryantalist olarak nitelenebilecek yollara sapmıyor, bilakis her türlü kimlikten karakteri sıyırarak Muhammed’in en ilkel ve en insani halini gösteriyor bize. Muhammed de, adından aldığı güçle midir bilinmez, hem vahşi doğaya tutunuyor, hem de zekice yöntemlerle izini kaybettirmeye çalışıyor. Bir saati aşkın süre filmde sadece kendisini seyrettiğimiz Vincent Gallo’nun önceki sene Venedik Film Festivali’den bu performans ile En iyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü almasının tesadüf olmadığı ortada.
Filmin en etkileyici sahnelerinden biri de Emmanuelle Seigner’in canlandırdığı dilsiz Margaret karakterinin soğuktan donmak üzereyken Muhammed’e evini açması. Altyazının gereksiz olduğu, sadece gözlerin konuştuğu bu sahneler filmin tek ‘sıcak’ yanı belki de.
Vincent Gallo ile birlikte filmin başrolünü paylaşan ikinci ‘oyuncu’ şüphesiz ki karlar altındaki Kampinos Milli Parkı. Başkent Varşova’da yer alan ve pek çok türün doğal yaşam alanı olan park, Skolimowski’nin filminde başlı başına bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Muhammed’e kaçması ve saklanması için fırsat sunarken, bir yandan da onu dondurucu soğuğa ve günlerce aç kalmaya mahkûm ediyor. Yer yer kırmızı kanlara bulansa da, bembeyaz karlar altındaki ormanın sonsuzluğu, Muhammed’in çektiği bütün sıkıntıları sinema perdesinde seyredilebilir bir estetiğe sokuyor. Öyle ki bu kadraj estetiği, usta Polonyalı yönetmenlerin imzası gibi olarak okunabilir. Zira bir başka üstat olan Andrzej Wajda’nın yakın zamanda çektiği Tatarak (2009) ve Katin (2007) filmlerinde, Ölümüne Kaçış’ta seyrettiğimiz görüntü estetiğini yakalamak mümkün.
Son söz olarak, üç saat boyunca anlamsız bir biçimde tek bir adamı/kadını izlediğimiz, sıkıcılıktan yoruculuğa terfi eden filmlerin yanında, 90 dakikada derdini anlatabilen Ölümüne Kaçış gibi olgunluk eserleri festivalde bir sinefile ilaç gibi geliyor. Yerli ya da yabancı genç yönetmenlerin, 80 yaşında da olsalar ustalardan öğreneceği daha çok şey var…
Beyazperde.com'da yayınlanmıştır.
31 Mart 2011
Nar’dan İlk Taneler
Senarist ve yönetmen Ümit Ünal’ın son filmi Nar’dan ilk görüntüler...
Türk sinemasının üretken isimlerinden Ümit Ünal, yedinci filmine imza atıyor. Çekimleri martın ikinci haftası başlayan ve iki hafta gibi kısa bir sürede tamamlanan Nar, şuan kurgu masasında.
Başrollerini Serra Yılmaz, İrem Altuğ, İdil Fırat ve Erdem Akakçe’nin paylaştığı Nar’ın konusu farklı şeylere inanan dört kişiyi bir evin içinde, yarım gün gibi kısa bir sürede adalet ve inanç dünyalarını sorgulaması çerçevesinde geçiyor.
Yapımcılığını Artı Productions ve Türker Korkmaz’ın üstlendiği filmin vizyon tarihi henüz belli değil.
Sosyal medya alanlarını aktif biçimde kullanan yönetmen Ünal, çekimler esnasında setten farklı görüntüleri de takipçileri ile paylaşmayı ihmal etmedi.
Serra Yılmaz'ın sahnesinden bir görüntü

Kaynak : http://www.beyazperde.com/haberler/filmler/haberler-16771
Senarist ve yönetmen Ümit Ünal’ın son filmi Nar’dan ilk görüntüler...
Türk sinemasının üretken isimlerinden Ümit Ünal, yedinci filmine imza atıyor. Çekimleri martın ikinci haftası başlayan ve iki hafta gibi kısa bir sürede tamamlanan Nar, şuan kurgu masasında.
Başrollerini Serra Yılmaz, İrem Altuğ, İdil Fırat ve Erdem Akakçe’nin paylaştığı Nar’ın konusu farklı şeylere inanan dört kişiyi bir evin içinde, yarım gün gibi kısa bir sürede adalet ve inanç dünyalarını sorgulaması çerçevesinde geçiyor.
Yapımcılığını Artı Productions ve Türker Korkmaz’ın üstlendiği filmin vizyon tarihi henüz belli değil.
Sosyal medya alanlarını aktif biçimde kullanan yönetmen Ünal, çekimler esnasında setten farklı görüntüleri de takipçileri ile paylaşmayı ihmal etmedi.
Serra Yılmaz'ın sahnesinden bir görüntü
Kaynak : http://www.beyazperde.com/haberler/filmler/haberler-16771
27 Mart 2011
Asıl Mesele Kaybedip Kaybetmemek Değil Yeğen...
Ekip Film’in tedirginlikle sunduğu Kaybedenler Kulübü nihayet 25 Mart’ta vizyona girdi. Beyazperde.com’da bütün mart ayı boyunca film için 3 ayrı organizasyon yarışması düzenledik; haberi, sosyal medyası yetmedi en 90’lısından bir de röportaj yaptık. Fakat film ve beraberinde getirdikleri üzerine söylenecekler henüz şimdi başlıyor.
Meraklısının bildiği üzere Kaan Çaydamlı ve Mete Avunduk’un 90’lı yıllarda yaptıkları Kaybedenler Kulübü radyo programının beyazperdeye kurgusal bir şekilde uyarlamasından ibaret olan film, haksız ve gereksiz yere Dövüş Kulübü, Issız Adam benzetmelerine maruz kaldı. Bu yazıda ise benim derdim, bu filmi sinema eleştirisine alet etmek değil; bilakis “kaybeden” olmanın nasıl bir eleştiri taşıdığını birkaç nokta üzerinden kendimce anlatmak.
Meraklısının bildiği üzere Kaan Çaydamlı ve Mete Avunduk’un 90’lı yıllarda yaptıkları Kaybedenler Kulübü radyo programının beyazperdeye kurgusal bir şekilde uyarlamasından ibaret olan film, haksız ve gereksiz yere Dövüş Kulübü, Issız Adam benzetmelerine maruz kaldı. Bu yazıda ise benim derdim, bu filmi sinema eleştirisine alet etmek değil; bilakis “kaybeden” olmanın nasıl bir eleştiri taşıdığını birkaç nokta üzerinden kendimce anlatmak.
11 Mart 2011
Bu sene “Elbette Eşitiz!” sloganıyla yola çıkan 9. Filmmor Kadın Filmleri Festivali, pek çok film gösteriminin yanı sıra atölye ve söyleşilerle kapılarını kadınlara açıyor. "Yeryüzünün 25 Köşesinden Film Derledik" diyerek kadınları evlerinden, işlerinden çıkıp film seyretmeye çağıran festival 6 farklı bölümde 60’ı aşkın film sunuyor.
Kadınların Sinemasa:
• Uganda’nın başkenti Kampala’da 3 kişi için sıradan olmayan bir günün hikâyesini anlatan Imani (Imani, Caroline Kamya)
• Dansın yaşı yoktur diyen Ida’nın Dans Kulübü (Ida’s Dance Club, Dalit Kimor);
• İlk yıldan beri filmlerini festivalde izlediğimiz Kim Longinotto’nun Hindistan’da kadınlara yönelik şiddetle mücadele eden kadınlara çevirdiği kamerasıyla Pembe Sariler (Pink Saris),
• Başka Dilde Aşk filmiyle tanıdığımız İlksen Başarır’ın kendilerine bile itiraf etmeye korktukları sırrı taşıyan bir aileyi anlatan ikinci filmi Atlıkarınca,
• Kurtarılmayı, yakışıklı prensini bekleyen prenseslerin masallarına itirazı olan Bu Masal Böyle Bitmez (This Tale Hasn’t Ended, Leonor Sanchis, Isabel Martinez, Nuria Costa, Itsasne Gaubeca, Irene Colell)
• Dahası; Arjantin’den Afganistan’a, Çin’den Slovenya’ya son bir-kaç yılın, kadınların belgesel, öykülü, uzun-kısa filmleri var.

Toplu Gösterimde: Entrikalar filmiyle Fas’ta yılın en çok gişe yapan filmini yapan, kadınların kurnaz olduğu önermesiyle infial yaratıp ‘erkekler de kurnazdır’ filminin çekilmesine vesile olan Fas’lı yönetmen Farida Benlyazid Toplu Gösterimi var.
Kadınlardan Ortadoğu: Hayallerin Peşinde (Looking for Pink, Soudade Kaadan), Her Gün Bayram (Every Day is Holiday, Dima El-Horr), Nar Ağaçları (Pomegranates and Myrrh, Najwa Najjar) filmleriyle "kadınların kamerasından Ortadoğu" var.
Kendine Ait Bir Cüzdan: Cam Duvar (The Drifter, Tatjana Turanskyj), Erkeksiz Hayat (Living Without Men, Luo Yi) ve Garsonluğun Kadın Hali (Dish: Women Waitressing and the Art of Service, Maya Gallus), Satılık (Sold in America, Chelo Alvarez-Stehle) ile kadınların ekonominin esnek üretim, cam tavan, cam uçurumlarıyla cebelleşme hikâyeleri var.
Annelik Meselesi: kutsalın vazifenin ötesinde siyahı-beyazı ve ille de moruyla annelik mevzusunu dert eden filmler; Aile İçi Mutluluk (The Happy Housewife, Antoinette Beumer ), Doris (Doris, Anna Erlandsson, Carin Bräck, Mia Hulterstam, Cecilia Actis, Cecilia Torquato, Maria Eng, Lena Koppel, Åsa Johannisson, Lena Hanno-Clyne, Anna Hylander) var.
Cins-iyet-ler: Aile Meselesi (Family Matters, Sarah Horst), Bikinisiz (No Bikini, Claudia Morgado Escanilla), Durak (Pitstop, Melanie McGraw), Gevald-Queer Müzikal (Gevald-A Queer Musical, Netalie Braun) gibi teması cinsiyet ve (dile getirilip yasaya geçirmekten imtina edilen) cinsel kimlik meselelerine dair filmler var.
Festivalin hafta sonu programı ise şu şekilde:
12 Mart Cumartesi
Fransız Kültür Merkezi
11:00 Mükellef* / Mukellef* - Orada Hayat Var* / Life is There* - Mr. Fork* / Mr. Fork* - Kadınlar Tekel* / Tekel Women* - Çağrılmayan Yakup* / Yakup Who is not Called Out* - Aile Birliği* / Family Union*
13:00 Garsonluğun Kadın Hali / Dish: Women, Waitressing & Art of Service
15:00 Panel / Panel - Eşitlik / Equality
17:00 Imani / Imani
19:00 Aile İçi Mutluluk* / Happy Housewife*
İstanbul Modern
13:00 İki Tutam Saç- Dersimin Kayıp Kızları* / Two Locks of Hair- The Missing Girls of Dersim*
15:00 O gün* / On That Day* - Rosa / Rosa - Paris/seksi*/ Paris/sexy* - Bu Masal Böyle Bitmez… / This Tale Hasn't Ended - Kortej / The Cortege
17:00 Tancalı Juanita* / Juanita de Tanger*
Cezayir
17:00 Binding Words* / Yasaklı Sözler*
19:00 Birlikte Güçlü / Women's War - Roman Havası / The Life of Roma Women - Büyükanne / Grandmother - Erkeksiz Hayat / Living Without Men - Kadınlar Konuşa Konuşa / Talking Heads(Muslim Women)
20:30 Yaşam Belirtisi / Vital Signs
3 Mart Pazar
İstanbul Modern
13:00 Namus Saikiyle* / An Act of Dishonour*
15:00 Doris* / Doris*
17:00 Kazablanka Kazablanka* /Casablanca Casablanca*
Cezayir
17:00 Atölye / Workshop -Yasaklar ve Yalanlar /Prohibitions and Lies
19:00 Kanatsız / Without Wings - Daha Daha / A Bit and Every Bit - Savaş İlleti / WARdisease - Işık / Light - IKWE- Kadın /IKWE- Woman - İyi Şeyler / Good Stuff -Hiçbir Yerin Ortasında /Into the Middle of Nowhere - Her Yerde Bahar / Universal Spring- Satılık* / Sold in America*
20:30 Aile İçi Mutluluk* /Happy Housewife*
*Yönetmeninin katılımıyla
Festivalin tam programını Filmmor festival sayfasından öğrenebilirsiniz:
Kadınların Sinemasa:
• Uganda’nın başkenti Kampala’da 3 kişi için sıradan olmayan bir günün hikâyesini anlatan Imani (Imani, Caroline Kamya)
• Dansın yaşı yoktur diyen Ida’nın Dans Kulübü (Ida’s Dance Club, Dalit Kimor);
• İlk yıldan beri filmlerini festivalde izlediğimiz Kim Longinotto’nun Hindistan’da kadınlara yönelik şiddetle mücadele eden kadınlara çevirdiği kamerasıyla Pembe Sariler (Pink Saris),
• Başka Dilde Aşk filmiyle tanıdığımız İlksen Başarır’ın kendilerine bile itiraf etmeye korktukları sırrı taşıyan bir aileyi anlatan ikinci filmi Atlıkarınca,
• Kurtarılmayı, yakışıklı prensini bekleyen prenseslerin masallarına itirazı olan Bu Masal Böyle Bitmez (This Tale Hasn’t Ended, Leonor Sanchis, Isabel Martinez, Nuria Costa, Itsasne Gaubeca, Irene Colell)
• Dahası; Arjantin’den Afganistan’a, Çin’den Slovenya’ya son bir-kaç yılın, kadınların belgesel, öykülü, uzun-kısa filmleri var.
Toplu Gösterimde: Entrikalar filmiyle Fas’ta yılın en çok gişe yapan filmini yapan, kadınların kurnaz olduğu önermesiyle infial yaratıp ‘erkekler de kurnazdır’ filminin çekilmesine vesile olan Fas’lı yönetmen Farida Benlyazid Toplu Gösterimi var.
Kadınlardan Ortadoğu: Hayallerin Peşinde (Looking for Pink, Soudade Kaadan), Her Gün Bayram (Every Day is Holiday, Dima El-Horr), Nar Ağaçları (Pomegranates and Myrrh, Najwa Najjar) filmleriyle "kadınların kamerasından Ortadoğu" var.
Kendine Ait Bir Cüzdan: Cam Duvar (The Drifter, Tatjana Turanskyj), Erkeksiz Hayat (Living Without Men, Luo Yi) ve Garsonluğun Kadın Hali (Dish: Women Waitressing and the Art of Service, Maya Gallus), Satılık (Sold in America, Chelo Alvarez-Stehle) ile kadınların ekonominin esnek üretim, cam tavan, cam uçurumlarıyla cebelleşme hikâyeleri var.
Annelik Meselesi: kutsalın vazifenin ötesinde siyahı-beyazı ve ille de moruyla annelik mevzusunu dert eden filmler; Aile İçi Mutluluk (The Happy Housewife, Antoinette Beumer ), Doris (Doris, Anna Erlandsson, Carin Bräck, Mia Hulterstam, Cecilia Actis, Cecilia Torquato, Maria Eng, Lena Koppel, Åsa Johannisson, Lena Hanno-Clyne, Anna Hylander) var.
Cins-iyet-ler: Aile Meselesi (Family Matters, Sarah Horst), Bikinisiz (No Bikini, Claudia Morgado Escanilla), Durak (Pitstop, Melanie McGraw), Gevald-Queer Müzikal (Gevald-A Queer Musical, Netalie Braun) gibi teması cinsiyet ve (dile getirilip yasaya geçirmekten imtina edilen) cinsel kimlik meselelerine dair filmler var.
Festivalin hafta sonu programı ise şu şekilde:
12 Mart Cumartesi
Fransız Kültür Merkezi
11:00 Mükellef* / Mukellef* - Orada Hayat Var* / Life is There* - Mr. Fork* / Mr. Fork* - Kadınlar Tekel* / Tekel Women* - Çağrılmayan Yakup* / Yakup Who is not Called Out* - Aile Birliği* / Family Union*
13:00 Garsonluğun Kadın Hali / Dish: Women, Waitressing & Art of Service
15:00 Panel / Panel - Eşitlik / Equality
17:00 Imani / Imani
19:00 Aile İçi Mutluluk* / Happy Housewife*
İstanbul Modern
13:00 İki Tutam Saç- Dersimin Kayıp Kızları* / Two Locks of Hair- The Missing Girls of Dersim*
15:00 O gün* / On That Day* - Rosa / Rosa - Paris/seksi*/ Paris/sexy* - Bu Masal Böyle Bitmez… / This Tale Hasn't Ended - Kortej / The Cortege
17:00 Tancalı Juanita* / Juanita de Tanger*
Cezayir
17:00 Binding Words* / Yasaklı Sözler*
19:00 Birlikte Güçlü / Women's War - Roman Havası / The Life of Roma Women - Büyükanne / Grandmother - Erkeksiz Hayat / Living Without Men - Kadınlar Konuşa Konuşa / Talking Heads(Muslim Women)
20:30 Yaşam Belirtisi / Vital Signs
3 Mart Pazar
İstanbul Modern
13:00 Namus Saikiyle* / An Act of Dishonour*
15:00 Doris* / Doris*
17:00 Kazablanka Kazablanka* /Casablanca Casablanca*
Cezayir
17:00 Atölye / Workshop -Yasaklar ve Yalanlar /Prohibitions and Lies
19:00 Kanatsız / Without Wings - Daha Daha / A Bit and Every Bit - Savaş İlleti / WARdisease - Işık / Light - IKWE- Kadın /IKWE- Woman - İyi Şeyler / Good Stuff -Hiçbir Yerin Ortasında /Into the Middle of Nowhere - Her Yerde Bahar / Universal Spring- Satılık* / Sold in America*
20:30 Aile İçi Mutluluk* /Happy Housewife*
*Yönetmeninin katılımıyla
Festivalin tam programını Filmmor festival sayfasından öğrenebilirsiniz:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)