12 Ocak 2010

Gitti Geldi: Vavien!


Dikkat! Bu yazı film hakkında izlemeyenler için bolca ipucu ve detay içermektedir. Filmi seyrettikten sonra okumanız şiddetle tavsiye olunur…

Geçen cumartesi (9 Ocak 2010) nihayet Vavien'e gitme fırsatını kendime yarattım. İstanbul’un fazla rağbet görmeyen ve bütün kampanya, bilet indirimlerine rağmen can çekişen sinema salonlarından birinde, Osmanbey’deki Gazi Sinemalarında akşamüstü seansına girdim. Hem de Kuştepe’den yarım saat içerisinde, bildiğiniz koşturarak yetiştim 17:00 gösterimine. İçeri girdiğimde film başlayalı henüz 3 dakika olmuştu. Bankamatikten para çekmek zorunda olmasaydım o gecikme bile olmayacaktı hani. Neyse, yer gösterici elemana 1 lirayı uzattığımda yorgun, terli ama mutluydum.






10 Ocak 2010

En İyi 15 "Film Noir"


İnternetin en kapsamlı “film eleştirisi” sitelerinden biri olan MRQE, EN’eri seçtiği film listelerine bir de Film Noir (kara film) seçkisi eklemiş. İlgi çeken bir tür olduğu için, üzerine yazılmış onlarca kitap ve benzeri listeler görmüş olabilirsiniz. MRQE listesi türün adını yeni duyanlar, merak edenler ve nereden başlayacaklarını bilemeyenler için yararlı bir çalışma olmuş. Aynı başına filmlerin sitede aldığı oyları eklemeyi de ihmal etmemişler. Buyrun önce kara film türüne dair makale alıntımızı okuyun, ardından da 15 filmlik seçkiyi seyreleyin!

4 Eylül 2009

KATHE KOLLWITZ (GERMAN 1867-1945)

Alman Dışavurum Sanatı'nın öncülerinden oymabaskı sanatçısı ve heykeltraş Käthe Kollwitz (1867-1945), Doğu Prusya'da Dresden yakınlarında Königsberg'de (bugun Kaliningrad) doğdu.Sosyalist dünya görüşüne sahip olan bir aileden gelen sanatçının babası kızının yeteneğini daha küçük yaştayken keşfedip onun ünlü resim ve grafik ustalarından ders almasını sağladı.






3 Eylül 2009

YKY Bülten'in Eylül sayısı


















Yapı Kredi Yayınları ücretsiz dağıttıkları bültenlerinin dijital versiyonunu da pdf olarak yollamış. Paylaşmayı bir borç bilirim...


Bu ayın “vitrin”inde ve “orta sayfa”sında, YKY’nin yayımlanışının 50. yılında numaralı özel basımını yaptığı Onat Kutlar’ın Ishak’ı var. Bu büyük ve unutulmaz eser, hepsi numaralı 3 bin nüshalık tek bir basımla yeniden okurlarıyla buluşuyor... Yurt koğuşunda, kahve köşelerinde yazılmış dokuz kısa öyküyü bir araya getiren Ishak, 1959’da a Dergisi Yayınları’ndan çıktığında, Onat Kutlar 23 yaşında, Kadırga Yurdu’nda kalan, taşralı bir hukuk öğrencisiydi. Modern öykücülüğümüzün tohumu ve yeni bir dönemin simgesi olduğu kadar, günümüz öykücülüğü için de hâlâ bir mihenk taşıdır İshak.


2 Eylül 2009

İstanbul’un Rengi…

Başlığa aldanıp da rengarenk İstanbul gecelerinden ya da kozmopolit renk cümbüşünden bahsedeceğimi sanmayın. Bu sefer kelimelerin birincil anlamını kullanıyorum; İstanbul’un kent rengini sorguluyorum.



Hayatımda hiç yurtdışına çıkmadım. Türkiye’nin de genelde batıdaki şehirlerini tanırım, Anadolu’yu tek günlük Ankara turu dışında geçmişliğim, Karadeniz’i de hızlandırılmış yayla turu dışında doya doya tatmışlığım yok. Ama İstanbul’u iyi bilirim. Başka bir dünya şehriyle karşılaştıramayacak olsam da, İstanbul’un içini dışını, dokusunu, dokumasını iyi bilirim. Ve benim bildiğim İstanbul gridir!