30 Eylül 2010

Polonya Ahlaki Kaygı Sinemasında Sistem Eleştirisi (Tez)

Limonluk.Net'ten dev Hizmet! Efenim daha önce şurada sözünü ettiğimiz üzere, Polonya sineması üzerine yazdığım, beni hayattan soğutan Yüksek Lisans tezimin giriş, içindekiler ve kaynakçasını konu üzerinde çalışanlara yardımcı olması açısından burada paylaşmak istiyorum. Vatana, millete hayırlı olsun.








27 Eylül 2010

Bir "Sonbahara Merhaba" ve Round-Up Yazısı!


Yapış yapış bir yaz bitti ve nihayet yağmurları, ince hırkalarıyla sonbahar girdi. Her zamanki gibi yazacak çok şey birikti. Bugün pazartesi ve geçen hafta sonundan kalan gazete ekleri masamın sol yamacında hala kendileri ile ilgilenmemi bekliyorlar misal. En azından Filmekimi özel sayfasını hazırladım, içim huşuu ile dolu artık.

23 Ağustos 2010

Kitapkolik'ten Ödüllü Yarışma

http://www.kitapkolik.net sitesinin editörleri sitelerinin tanıtımı için kitap ödüllü bir yarışma düzenlemişler ve Limonluk'tan bu yarışmanın ve sitenin tanıtımını rica etmişler. Kendilerini kırmıyor ve sitedeki yarışma bilgilerini burada paylaşıyoruz.

Kitapkolik.Net, Kitap Ödüllü Yarışma

Kitapkolik.Net ailesi olarak kitap ödüllü yarışma düzenliyoruz. Hediye semboliktir. Kazanan kişiye istediği kitap gönderilecektir. Kazanan çekiliş ile belirlenecektir. Her birey birden fazla çekiliş hakkı kazanabilir.

8 Ağustos 2010

Polonya Ahlaki Kaygı Sinemasında Sistem Eleştirisi

Başlık deli işi mi? Evet aynen öyle. Benim gibi bir çatlaktan da daha farklısı beklenmezdi zaten. Efenim bilenler bilir, benim son 2 yılımı yiyen bir yüksek lisans tezim vardı, konusu da aha başlıkta okuduğunuz "Polonya Ahlaki Kaygı Sinemasında Sistem Eleştirisi" idi. Çok yazdım, çok çizdim, çok tecrübe edindim, çok debelendim, çok bunaldım; nihayet son noktayı koydum, jüride savundum ve geçtim.

5 Temmuz 2010

Oyun Oyun İçinde...


Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.s.262

13 Ekim 2009 günüymüş Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar adlı romanını elime aldığım ilk gün. Bugün 4 Temmuz 2010, varın siz hesaplayın arada kaç ay, kaç gün geçmiş, araya başka kaç kitap girerek okunma önceliğini kapmış, ben kaç gün “ah gene elime alamadım şu kitabı” diye hayıflanmışım... ya da bunca zamandır arada kaç gerçek tehlikeli oyun oynamışım da, oyunların edebisini okumaya yaşamaktan fırsat bulamamışım.